BURSA, KUR'AN-İ KERİM MÜZESİ'YLE DE FARKLI...

BURSA, KUR’AN-I KERİM MÜZESİ’YLE DE FARKLI…

Osmanlı’nın payitaht şehirlerinden Bursa son yıllarda geleneksel sanatlarla da adından sıklıkla söz ettiriyor. Özellikle Bursa Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar ve Kültür Derneği ve Bursa Büyük Şehir Belediyesi Sanat ve Meslek Edindirme Kursları (BUSMEK) nezdinde verilmekte olan sanat eğitimleri ve birbiri ardına açılmakta olan nitelikli sergiler Bursalıları sanat ve estetik güzelliklerle buluşturuyor. Geçtiğimiz ocak ayında hizmete giren Muradiye Kur’an ve El Yazmaları Müzesi ise kadim şehirde öz sanatlarımıza yönelik yapılmakta olan çalışmaların baştacı konumunda.

Bursa Muradiye Kur’an ve El Yazmaları Müzesi’ne ilk olarak bu satırların yazarı 17 Ocak 2014 tarihli “Yolcu/Sanatkâr” başlıklı yazısında “Hat talebesi ve naht ustası Hüseyin Avni ile birlikte gazeteci İrfan Altıkardeş de hat meclisine geldi ve böylelikle Bursalı sanatkârların hayâlini süsleyen Bursa Kur’an-ı Kerim Müzesine dair bir bahis açıldı. Gazeteci İrfan Bey  müzeye vakfetmek için yeni aldığı yazma Mushafları gösterdi… Hep birlikte iki asır önce ketebesi konulan nesih-sülüs bir Kur’an-ı Kerim’in serlevhası incelendi.” cümleleriyle değinmişti.

MURADİYE MEDRESESİ KUR’AN MÜZESİ’YLE ŞENLENDİ

Medreseler şehri Bursa’da Muradiye (2. Murad) Medresesi Kur’an-ı Kerim Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz günlerde müzenin müessislerinden Hattat Mahmut Şahin ile birlikte ziyaret ettiğimiz tarihi medrese binası için de bir paragraf açmakta fayda mülahaza ediyorum.

15’inci yüzyılın başlarında Sultan II. Murad Han tarafından inşa edilen medresenin ihtiyaçları asırlar boyunca M. 1430 tarihli vakfiye ile karşılanmış. Muradiye Külliyesi’nin mütemmim cüzlerinden biri olan medrese Osmanlı asırlarında eğitim hizmetlerinde kullanılmış. Medresenin ortasında Osmanlı’nın su medeniyetine atıfta bulunan sekizgen bir havuz yer alıyor. On dört derviş hücresine/eğitim hanesine sahip olan medrese iki küçük ara eyvan ve büyük bir na eyvandan müteşekkil. Medresenin eğitim odalarında Osmanlı yüzyıllarında zikir âvâzı yankılanırken şimdiki zamanda İslâm harflerinin aydınlık yüzü temâşâ ediliyor.

‘18 OCAK 2019’ BURSA’NIN ÖNEMLİ GÜNLERİ ARASINA DÂHİL OLDU

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından eskilerin efradını cami a’yarını mani dedikleri bir tarzda restorasyonu gerçekleştirilen Muradiye Medresesi 18 Ocak 2019 Cuma günü gerçekleştirilen açılışla yeni misyonuna; Kur’an ve El Yazmaları Müzesi hüviyetine büründü. Böylelikle müzenin açılış tarihi ulu kentin önemli günleri arasındaki yerini aldı.

MEDRESENİN EĞİTİM ODALARI DAİMİ SERGİ HİZMETİ VERİYOR

Tarihi medresenin eğitim odaları daimi sergi mekânı olarak düzenlenirken revaklara geçici sergi alanı hüviyeti kazandırılmış. Orta avlu ise sanat etkinlikleri ve atölye çalışma alanı olacak şekilde fonksiyonlandırılmış.

MUSHAF KİTABETİNE DAİR HER ŞEY…

Muradiye Kur’an-ı Kerim ve El Yazmaları Müzesi’nde Mushaf-ı Şeriflerin ilk yazılmaya başlandığı zamandan günümüze gelinceye kadar tüm kitabet/yazım aşamaları ve buna bağlı olarak yazı sanatının gelişimi kronolojik olarak ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.

Ayrıca hat sanatı etrafında şekillenen cilt, ebru, minyatür ve tezhip gibi kitap sanatlarından örnekler ve hat sanatı ile birlikte isimlerini andığımız güzel sanatlarımızın ircasında kullanılan alet ve malzemeler de daimi sergi alanlarında ziyaretçilere ecdadımızın üstün sanat ve estetik anlayışlarından kesitler sunuyor.

HOKKALAR, DİVİTLER, OKUMA ÇUBUKLARI…

Sergilendikleri taş odanın asırlık sırlarını kesbetmeye çalışan tahta, kamış ve bambu kalemler, rıhdanlar, okkalar, mıstarlar, maktalar, kalemtıraşlar, divitler, okuma çubukları, kuburlar, mühreler ve hat sandıkları ziyaretçileri ‘cismani aletlerle icra edilen ruhani mühendislik’ şeklinde tabir ve tavsif edilen hat sanatının nurlu dünyasına götürüyor.

Hattat Mahmut Şahin ile birlikte gazeteci-koleksiyoner İrfan Altıkardeş ve Hayrettin Akpınar’ın kurulmasına öncülük ettikleri müzede ayrıca I. Murad Hüdevendigar’ın puşidesi (sanduka örtüsü) ve ebediyet âlemine Bursa’da yolcu edilen sultanların isimlerinin yazılı bulunduğu hat levhaları da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

DÜNYA’NIN EN BÜYÜK HİLYESİ KUR’AN-I KERİM MÜZESİ’NDE…

Mekânda sergilenmekte olan 76 eser arasında Hattat Mahmut Şahin ketebeli dünyanın en büyük hilyesi dikkatleri üzerine çekiyor. Bu topraklarda yetişen önemli hat ustalarından biri olan Mahmut Şahin Hoca’nın altı metre boyu ve üç metrelik eniyle dünyanın en büyük hilye-i şerifesi olma özelliğine sahip bulunan eseri müzenin başyapıtlarından biri.

Yedi parça şeklinde mdf zemine gerilen yazının murakka işlemlerinde Mahmut Şahin Hoca’ya Ali Özden, Ersoy Kaya, Özal Altın, Demirali Kurtulmuş, Mehmet Akif Gürdere ve Abdullah Furat yardım etmiş.

Müzeyi ziyarete gelenlerin mutlaka özçekim yaptıkları hilye-i şerifenin desenleri hattat-müzehhibe Yasemin Eryiğit’e, tezyinat uygulaması ise tezhip sanatçısı Alper Çakır’a ait.

Müze ziyaretimiz boyunca bizlere mihmandarlık eden müze sorumlusu, sanat tarihçisi Rukiye Özdemir Şimşek’ten tarihi mekâna şimdiden ayda beş binden fazla ziyaretçinin gelmeye başladığını öğreniyoruz.

MÜZENİN BAĞIŞÇILARI

Müzeye, satın alma ve bağış yoluyla eser temin edilmiş. Müzede sergilenmekte olan yazma Mushaf-ı Şerifler satın alınmış. Hatlar ise kuruma bağışlanmış. Bu cümleden olarak müzenin ilk kuruluş aşamasında hat sanatkârlarına mektup gönderilerek bağış yapmaları talep edilmiş. Malum olduğu üçere ilmin zekâtı yüzde yüzdür. Sanatkâr, bildiklerini, hocasından öğrendiklerini hüvesi hüvesine milimi milimine talebelerine öğretmekle mükelleftir. Yine bilindiği üzere her nimetin şükrü kendi cinsiyle eda edilir. Bu keyfiyet üzerine olan sanatçılar Bursa Kur’an-ı Kerim Müzesi’ne bağışladıkları levhalarla kendilerinden sonraya bir nevi sadaka-i cariye bırakmış oldular. Böylelikle müzede yer alan eserlerin büyük bölümü bağış yoluyla toplandı.

Muradiye Kur’an-ı Kerim Müzesi’ni Bursa Bab-ı Nun Gelenekli Sanatlar ve Kültür Derneği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı sanatkârları, Eskişehir Vel Kalem Gelenekli Sanatlar ve Kültür Derneği ile Kütahya Vav-Der Gelenekli Sanatlar ve Kültür Derneği sanatçıları eserleriyle tezyin etmiş. Kur’an-ı Kerim Müzesi’ne eserleriyle katkıda bulunan sanatkârlardan isimlerini tesbit edebildiklerimizi burada belirtmeyi vakıa mutabık olarak görüyoruz:

Hattatlar: Mahmut Şahin, Savaş Çevik, Ali Hüsrevoğlu, Cemali Gündoğdu, Recep Minga, Ahmet Demir, Kuddusi Doğan, Bahri Dübek, Taliha Sonsaat, Semra Güler, Feride Altun, Demirali Kulturmuş, Gülşen Bilbey, Beytinaz Kükrek, Nurşen Karahasanoğlu, İhsan Kargı, Ali Özden, Adnan Beyhan, Elif Yeşilırmak, Halil Özkan, Nurcan Öztürk ve Zehra Demirel.

Ebrucular: Alparslan Babaoğlu, Hicabi Gürgen, Abdullah Furat, Cahide Abanoz, Mine Özer, Elif Kara Yıldız ve Mine Özer.

Tezhip sanatkârları: Alper Çakır, Neslihan Duran, Meliha Kantarcı, Özge İnan, Nurdan Keskin, Elif Birkan, Özlem Ertuğrul, Esma Sevinç, Fatma Karaman ve Mücteba Bilir.

Katı’: Tülay Toğal, Ömer Cihat Bay, Cahide Abanoz.

Minyatür: Yasin Urhan.

Naht: Enes Şahin, Burak Gölebatmaz.

Kakma: Abdullah Furat.

MÜZEDE 76 ESER YER ALIYOR

Levhaların dışında çiçeği burnunda müzede 76 adet eser bulunuyor. Bunlardan 40’ı elyazması; 7’si taşbaskı ve diğerleri de matbu… Ayrıca 36 adet yazma Mushaf-ı Şerif cüzüne ev sahipliği yapmakta olan müzenin en eski eseri H. 1186 tarihini haiz nesih hatlı fıkıh kitabı.

Zaman içerisinde kurumun ihtiyaçlarını karşılayacak bir restorasyon atölyesinin de kurulmasının gündemde olduğu müzede geleneksel sanatlarla ilgili sergilerin düzenlenmesi de planlanıyor.

SANAT TARİHÇİSİ ŞİMŞEK: MÜZEMİZİ ZİYARET EDENLER MÜSBET DÜŞÜNCELERE SAHIP OLUYOR

Hat ve Mushaf-ı Şerif sevdalılarına “müzeyi mutlaka görmeniz gerekiyor” mesajını ilettikten sonra yazımızı müessesenin sanat tarihçisi Rukiye Özdemir Şimşek’in ziyaret esnasındaki hasbihalimizde not ettiğimiz cümleleriyle nihayete erdirelim:

“Burayı gezenler çok olumlu buluyor, müsbet düşüncelerle buradan ayrılıyor. Müzede ecdadımızın ve günümüz sanatkârlarının hat sanatına dair emekleri sergileniyor. Bursa’da İslam Eserleri Müzesi’nden sonra böylesi bir müzeye mutlaka ihtiyaç vardı.

Eserleriyle zaman içerisinde daha da zenginleşecek olan müzemizde Mahmut Şahin Hoca’nın hilye-i şerife levhası bizim için çok önemli. Levhayı ziyaret edenler Efendimizi (sav) büyük bir özlem ve hasretle yâd ediyor.”

 

İbrahim Ethem Gören

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

SİTE HARİTASI

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.