İSTANBUL’DA LÂLE FESTİVALİ AKS-I LÂLE SERGİSİYLE AÇILDI

İSTANBUL’DA LÂLE FESTİVALİ AKS-I LÂLE SERGİSİYLE AÇILDI

Lâle estetik değeriyle güzel sanatlarda, özellikle de geleneksel sanatlarımızda sıklıkla yer verilen önemli bir tezyinat unsurudur. Lâle, sanat kadar edebiyatta ve tasavvuf literatüründe de kendine yer edinmiştir. Malum olduğu üzere Arapça’da lâle ile Lafza-i Çelâl, Allah ismi, aynı harflerle yazılmaktadır. Yine bilindiği üzere lâle ile Allah ism-i şerifinin ebced değeri aynıdır.

 

LÂLE TEVHİDİ SEMBOLİZE EDER

Böylelikle lâle cemiyetimizde asırlar boyunca bir yandan hilkati, diğer yandan da hakikati temsil eden en güzel çiçek olarak telakki edilmiştir/edilmektedir. Lâle, elife mümasil yalnızca tek çiçek açması yönüyle de tevhidle irtibatlandırılır. Lâle tevhidi, birliği temsil ve sembolize eder. Nitekim bu hususa Ali izzet Paşa “Mazhâr-ı İsm-i Celâl olmasa hakkâ lâle/Bulamazdı bu kadar rütbe-i vâlâ lâle” beytiyle dikkatleri nisan ayının başında çiçek açan naif lâlelere çeker.

Lâle İstanbul’un simge unsurlarından biridir. Her yılın nisan ayı geldiğinde Emirgan Korusu ve Gülhane Parkı başta olmak üzere tüm mesire yerlerinde lâleler en güzel suretleriyle toprağın bağrından birbiri ardına çıkarak izleyen herkese içten bir selam verir. Hâsılı, İstanbul’un birbirinden âlâ lâle bahçeleri ziyaretçilerine görsel bir şölenle birlikte çiçeklerin arasından huzura açılan kapıları aralar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Lâle Festivali’yle İstanbullulara çiçek diliyle “Merhaba” der.

 

İBB, LÂLE FESTİVALİ’Nİ AKS-I LÂLE SERGİSİYLE AÇTI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1 Nisan 2017 Cumartesi günü İstanbulluların özlemle bekledikleri lâle festivalini Aks-ı Lâle Sergisiyle açtı. İSMEK Öğretmen ve Öğrencileri Tezhip Sergisi 1 Nisan Cumartesi günü İBB’nin Taksim’deki Maksem Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin ilgisine arz edildi. Sergiyi ziyaret ederek birbirinden güzel lâle konulu tezhip eserlerini inceleme fırsatımız oldu.

 

İSMEK GELENEKSEL SANATLARA CAN SUYU TAŞIYOR

İSMEK Bağlarbaşı Türk İslam Sanatları İhtisas Merkezi hocalarının ve öğrencilerinin bir yıllık emekle ortaya çıkardıkları sergide birbirinden âlâ 106 eser bulunuyor. Sergi aynı zamanda İSMEK İhtisas Merkezi’nin geleneksel tezhip sanatımız alanında verdiği uğraşların niteliğine dair de önemli ipuçları taşıyor. Son cümlemizden hareketle geleneksel sanatlar alanında gönüllerimize su serpiyor ve geleneksel sanatlara can suyu taşıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (İSMEK) 21 yıldır İstanbulluların kişisel birikimlerini yükseltme; mesleki ve sanatsal bilgilerini geliştirme amaçlarıyla hizmet vermekte olan bir müessese.

1996 yılında 3 merkezde, 3 branşta 141 kursiyerle başlatılan İSMEK çalışması geride kalan yıllarda çığ gibi büyümüş. Son birkaç yıldır 250 bin civarında İstanbullu İSMEK’e sanat ve meslek öğrenmek için müracaatta bulunmuş. Hâlihazırda İstanbul’un tüm ilçelerinde 211 kurs merkezinde onlarca branşta 250 bini aşkın kişi ücretsiz sanat ve meslek eğitimi alıyor.

 

İSMEK, EĞİTİMLERİNİ SEVİYELENDİRİYOR

İSMEK, verdiği eğitimleri seviyelendirerek verdiği hizmetin katma değerini artırma gayretinde bulunuyor. Kursiyerler, uzmanlık merkezleri, ihtisas merkezleri, uygulama merkezleri ile ikinci ve üçüncü seviye kurs mekânlarında ileri seviye eğitim alma imkânına sahip oluyor. Başarılı olarak kursunu tamamlayan katılımcılar, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika almaya hak kazanıyor. Şu ana kadar İSMEK kursları iki milyona yakan mezun vermiş.

Bir nevi halk üniversitesi gibi çalışan İSMEK’in kurs merkezlerinde bahçe bakımdan dijital fotoğrafçılığa; cam boyamadan hat ve tezhibe kadar 218 branşta yüzlerce hoca ders veriyor. Özellikle geleneksel sanatlar alanlarında Türkiye’nin önde gelen sanatkârları İSMEK’in öğretim kadrosunun temelini oluşturuyor…

İSMEK dönem sonlarında düzenlediği sergilerle sanatı ve estetik değerleri İstanbullu sanatseverlerle buluşturuyor. 1 Nisan Cumartesi günü açılışı yapılan Aks-ı Lâle sergisini de son cümleye dâhil etmemiz vakıa mutabık olacaktır.

 

İBB BAŞKANI TOPBAŞ: SANAT ESERİ MUHATABINA İLHAM VERİR

Aks-ı Lâle sergisiyle ilgili olarak İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın mülahazaları şöyle: “Sanat eseri muhatabına ilham verir. Güzel bir şiir, güzel bir minyatür, resim yahut tezhip çalışması insanlara güzel duygular ve fikirler ilham eder. İnsan her gün sanat eserine birkaç dakikasını ayırırsa hayatı farklılaşmaya ve iç dünyası zenginleşmeye başlar. İnsan güzelliklerle karşılaştıkça, güzelliklere zaman ayırdıkça sanata daha çok vakit ayırmaya başlar. Sanata zaman ayırdıkça zevkimiz incelir, idrakimiz keskinleşir, duyarlılığımız hassaslaşır. Sanat eserleriyle insanları buluşturmak zaten tam da bu yüzden önemlidir.

Sanatın bir ilham kaynağı olduğunu hatırlatacak ve sanatla insanları buluşturacak imkânlar, günümüzde eskisine göre çok daha fazladır. Bu bilinçle İBB bünyesinde 21 yıldan bu yana İstanbul halkına ücretsiz eğitimler veren İSMEK’te, meslek eğitimlerinin yanı sıra sanat eğitimlerine de ağırlık veriyoruz. İSMEK, geleneksel sanatlarımızı İstanbullulara sevdirme misyonunu başarıyla yerine getirmektedir. Hocalarımız ve öğrencilerimiz bin bir emekle ürettikleri değerleri, eserleri düzenlenen sergilerle sanatseverlerin beğenisine sunmaktadır.”

İSMEK Tezhip Zümre Başkanı Serap Bostancı Tuluk’un öncülüğünde tezhip öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin hazırladığı “Aks-ı Lâle” adlı tezhip sergisi, sanatseverleri lâlelerin ihtişamına doğru bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Serginin açılışında sohbet etme imkanı bulduğum duayen tezhipçi Serap Bostancı Tuluk, “Tezhip niçin yapılır?” şeklindeki sualimi şu cümlelerle yanıtladı:

 

MÜZEHHİBE TULUK: TEZHİP İLAHİ GÜZELLİKLERE ULAŞMAK İÇİN YAPILIR
“İbrahim Ethem Bey, kanaatimce bu sanat ilahi güzelliklere sanatkârane bir yol aramak için yapılır. Tezhip sanatının yalnızca göze hitap etmek için yapılmadığı, insanların ruhlarındaki olgunluğu ve bilgiyi, belki de başka ruhlarla yüzyıllar sonra paylaşmak istediği ve bu yüzden bu kadar ölümsüz eserlerin ortaya çıktığını düşünebiliriz.

Her eser, almış olduğunuz eğitimin düzeyine göre size yön veren bir öğretmendir. Tezhip sanatı ile meşgul olan kişinin, her sanatta olduğu gibi tezhibe aşk ile bağlanması halinde kendini engin bir denizin ortasında, gizemler içinde ve onunla bir bütün olarak bulmaması için hiçbir engel yoktur.” 

 

TEZHİP BİZATİHİ SABIR İŞİDİR

Geleneksel sanatlarımız aşkla, şevkle, göz nuru ile ve bittabi sabırla icra edilir. Muhatabımız Serap Bostancı Tuluk Hanımefendi sanatta; bir adım öte tezhipte sabrın yerine şöyle işaret ediyor: “Tezhip sanatı bizatihi sabır işidir. Tezhip sanatı, sevgi ve sabır ile nakış nakış işlenmiş ölümsüz eserler sunar bize; zamanın derinliklerinden günümüze gelen envai çeşit teknolojik gelişmişliğin içinde bile ‘Nasıl işlenmiş, ne incelik, ne denge!’ dedirten bu sanat, iyi korunur ise, daha yüzyıllar boyu insanları kendi derinliklerine çekerek hayrete düşürür. Bu derinlikleri keşfetmeye çıktığınızda, keşfinizin bir sonsuzluk denizi olduğunu ve her keşfedilenin yeni bir başlangıç olduğunu görürsünüz. İlk aşaması kıyısında yürümek olan bu engin deniz sizi öyle bir içine çeker ki bir de bakmışsınız enginlerinde keşiflerdesiniz. Ne zaman ilk onu teninizde hissettiniz, ne zaman ilk kulacı attınız, ne zaman derinliklerine daldınız ne zaman o denizin bir parçası oldunuz anlayamazsınız. Tezhip böyle bir sevgidir. Bu sevgiyi besleyen en önemli şey ise sabırdır. Bu işe gönlünü ve yıllarını vermiş insanlara sorarsanız daha öğrenecek çok şeyimiz var diyecektir size, evet daha çok şeyimiz var öğrenecek.”

 

TEZHİP SANATININ ANA TEMASI DESENDİR

Sanatkâra göre tezhibin ana teması desendir. Desen motiflerden oluşur. İslâmiyet’i kabul eden Türklerde resim ve heykelin yapılmaması, dönemin sanatçılarını süsleme sanatında yoğunlaştırmıştır. Dönemin sanatkârları kâinatı taklit etmek yerine, stilizasyona yönelmiştir. Tezhipte kullanılan Uzakdoğu kökenli “Hatai”, kaynağı belli olmayacak kadar stilize edilmiş çiçek ve yapraklardan oluşan bir motiftir. Sözlük anlamı Anadolulu demek olan “Rumi” ise Selçuklu Türkleri tarafından tavşan, balık, kuş gibi hayvanların stilize edilmesinden oluşmuş bir motiftir.

 

BAHARIN EN ÖNEMLİ ÇİÇEĞİ TAVAVVUFUN GÖZBEBEĞİ LÂLEDİR

Serap Bostancıyla hasbihalimiz kurdelesini kestiği Aks-ı Lâle sergisi özelinde devam etti. 106 eserin bulunduğu sergi çalışmasına ilişkin olarak tezhip sanatkârı Serap Bostancı Tuluk’u dinlemeye devam ediyoruz: “Toprağın uyanışıdır bahar. Cemrelerin düşmesiyle toprağın uyanması ve tabiatın canlanması ve süslenmesidir. Bitkilerin güzelliklerini ortaya koyduğu bir festivaldir. Sümbüller, nergisler, erguvanlar, mor salkımlar, lâleler uyanır. Toprağın bağrını delip çıkarlar ve festivale katılırlar. Festivalin en önemli çiçeği tasavvufun göz bebeği lâle; tekliğin, güzelliğin, asaletin simgesidir. Lâle, biricik çiçeğini topraktan yeryüzüne doğru çıkarıp süsler ve aksları her yere vurur. Aks-ı Lâle adlı bu sergimizde lâlenin geleneksel sanatlarımıza vuran aksını göstermek ve paylaşmak istedik. Yüzyıllardan beri süre gelen İslâm sanatları bugünkü modern yaşamın yanında hâlâ biricik olma özelliğini korumaktadır.”

Serginin herkesin gönlündeki lâle aksının bulunması ve böylelikle gönüllerdeki aksların ortaya çıkmasına vesile olmasını niyaz eden Serap Bostancı Tuluk’a eserleriyle Özlem Gören, Hacer Sönmez, Deniz Gelişli, Yonca Eracak Bacak, Berna Karabulut Kervan, Nurdanur Ünal, Hülya Dönmez, Cannur Özgündoğdu Doğanay, Esra Gül Yücel, Şenal Bilmez, Zübeyde Gündüz, Şakire Kaya, Ayşin Mete, Yurdanur Özdemir, Ayşegül Ateşli, Zübeyde Gündüz, Selda Sarkun, Seda Çinici, Esma Sakin, Kezban Dumlu, Şeval Şen, Hülya Çoban, Esma Ünal, Halime Subaşı, Özlem Öztürk, Nazlı Yazıcı, Arzu Atasoy, Zeynep Gemici Akbal, Nermin Erdoğan, Ayşe Betül Akpınar, Bengü Yeğin, Rabia Doğan, Emine Çepni, Naciye Özel, Jale Ergün, Esra Gül Yücel, Zehra Ertür, Nilgün Güler ve Sevda Soysal eşlik etti.

 

AKS-I LÂLE’DE NAİF ÇİÇEĞİN İÇİNDEN SANAT VE ESTETİK GEÇEN AHVALİ 15 NİSAN TARİHİNE KADAR ZİYARETÇİLERİNİ TAKSİM’E BEKLİYOR

Sanatkârlar eserlerinde lâlenin enva-i çeşit hallerini tezhip sanatının diliyle yorumlamışlar. Ayet-i Kerime, hadis-i şerif, kibar-ı kelam, Lafza-i Celâl, İsm-i Nebi levhalarıyla, kısa surelerin muhtelif hat nevileriyle kaleme alındığı tablolar, stilize lâle formlarıyla müzeyyen kılınmış. Ve nihayet Hilye-i Şerif levhalarının etrafında dolanan halkâr ve tezhip desenleri, levhalara dikkatlice bakanlara hafi/gizli bir zikri 15 Nisan Cumartesi gününe kadar fısıldıyor olacak.

 

İbrahim Ethem Gören

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.