KAYBOLAN ÇEŞMELER; YÂD EDİLEN HATIRALAR…

KAYBOLAN ÇEŞMELER; YÂD EDİLEN HATIRALAR…

Kuveyt Türk Katılım Bankası Genel Müdürü Ufuk Uyan’ın bir mülakatımızda belirttiği gibi ülkemizin kültürel mirasına sahip çıkarak, değerlerimizi yaşatmayı ve geleceğe taşımayı sosyal bir sorumluluk olarak görüyor. Toplumun sorumluluklarının farkında olarak yaşamına devam etmesi gerektiğine ve bunun bir parçasının da öz değerleri nesilden nesile doğru bir şekilde taşımak olduğuna inanıyor.

Bu amaçla Ufuk Bey; topluma ve dünyaya iz bırakan sanat eserlerine sahip çıkmaya çalışıyor; değerinin ve manasının doğru bir şekilde geleceğe taşınmasını çok önemseyip gelecek nesillere “değerleri yaşatılmış bir dünya” bırakmayı amaçlıyor. Bu bağlamda da yaşadığımız dönemin izlerini, toplumun değerlerini taşıyan sanat eserlerine sahip çıkmayı, bu eserleri icra eden sanatkârlara destek vermeyi, onlara vefa etmeyi ve eserlerini daha çok kişiyle buluşturmayı üzerine bir vazife yahut borç telakki ediyor.

Üzerine çok fazla yazılıp çizilmeyen “Kaybolan Çeşmeler” adlı kitabı da arz ettiğimiz sorumluluğun bir gereği olarak yayımlanmış.

 

KAYBOLAN ÇEŞMELER KİTABI TARİHİ ÇEŞMELERİN HİKÂYELERİNİ GELECEK NESİLLERE TAŞIYOR

Kuveyt Türk’ün bir kültür hizmeti olan Kaybolan Çeşmeler, İstanbul’un orta yerlerinde yitip gitmek üzereyken hatırlanarak restore edilen çeşmeleri ve bu çeşmelerin ince belli kurnalarından dökülen hikâyeleri geleceğe taşıyor. 

Prestij kitap sevdalılarının; çeşmeler, çeşme kültürü ve İstanbul’un ihya edilen çeşmeleri hakkında başvuru kitabı mahiyetinde gördüğü eser Gülşen Kılınçer imzasını taşıyor.

Prof. Oktay Aslanapa’nın yayın ve sanat danışmanlığını üstlendiği Kaybolan Çeşmeler kitabı, Osmanlı Cihan Devleti döneminde inşa edilerek İstanbullulara su ikram eden çeşmeleri ve şadırvanları konu ediniyor. 

 

ÇEŞMELER, ŞEHİRLERE VE İNSANLARA HAYAT TAŞIR.

Çeşmeler şehirlere ve insanlara ve dahi canlılara hayat taşır. Ab-ı hayat... Şehirlerin hayatı olduğu gibi çeşmelerin de bir hayatı ve bu hayata ilişkin ömürleri vardır. Kiminin ömrü insanlarınki gibi kısacıktır; kimileri de Asitane’nin orta yerinde Alman Çeşmesi gibi yüzyıllardır susayanlara bazen su; bazen de limonata ikram eder. 

 

ÇEŞMELER, İSTANBUL’UN SESSİZ TANIKLARIDIR.

Hendese becerileri, mermer işçilikleri, altın yaldızlı kalem işi örnekleri, narin çini ve rölyef süslemeleri ve kitabelerindeki hat sanatının mümtaz numunelerini barındıran çeşmeler, İstanbul’un sessiz tanıklarıdır. 

Bazı çeşmeler Türk-İslâm medeniyetinin en nadide desenleriyle müzehhiplere ilham verir; bazıları talikten sülüse kitabeleriyle hattatların gönlüne işler, bazılarının inşa hikâyeleri öykülere, romanlara konu olur. Tıpkı birazdan arz edeceğimiz Saliha Sultan Çeşmesi hikâyesi; daha doğrusu vakıası gibi.

 

ÇEŞMELER, ESKİ İHTİŞAMLI GÜNLERİNİN HAYALİNİ TAŞIYOR!

Osmanlı döneminde ahaliye, misafirlere, yoldan gelip geçenlere, başında dinlenenlere, sokak hayvanlarına hayat taşıyan ve bugün birçoğu tarihin nisyan karanlığına terk edilen çeşmeler tekrar eski günlerine kavuşmayı bekliyor.

Prof. Dr. Oktay Aslanapa kitabın önsözünde İstanbul’da Osmanlı döneminde inşa edilen 800 kadar kitabeli çeşmenin birçoğunun ortadan kaybolduğunu ya da yerinin değiştirildiğini belirterek İstanbul’daki belli başlı tarihi çeşmelerin künyelerini aktarıyor. 

Kitapta "Su ve Medeniyet" başlıklı yazıyı, “Osmanlılardan Önce Su Yolları ve Yapıları”, “Roma Döneminde Su”, “Osmanlı Döneminde Su Yolları”, “İstanbul'un Çeşmeleri” başlıklı kısa makaleler takip ediyor. 

 

BİR SENTEZ ESER: KABATAŞ HEKİMOĞLU ALİ PAŞA ÇEŞMESİ (1732)

Kabataş Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesi asırlardır İstanbul’a hayat veren tabir caizse abide eserlerden biri. İbrahim Hakkı Tanışık, İstanbul Çeşmeleri, Hekimoğlu Ali Paşa Çeşmesi adlı kitabında Prof. Dr. H. Örcün Barışta mezkûr çeşme hakkında şunları yazmış:

“III. Ahmet Dönemi ile I. Mahmud Dönemi arasındaki geçiş döneminin yeniliklerini yansıtan Hekimoğlu Ali Paşa Meydan Çeşmesi, Türk sanatının hem plastik, hem de fonetik sanat dallarında ulaştığı noktayı sergileyen seçkin bir örnektir. Bu çeşme gerek Lale Devri, gerekse sonrasıyla ilgili bilgi veren değerli bir belge niteliğindedir.  Burada hem Lale Devri’nin bazı özelliklerinin tekrar edildiği, hem de yeni yorumların bir arada bulunduğu gözlemlenmektedir. Diğer bir ifadeyle bu yapı, geleneksel olarak nitelendirilebilecek bazı özelliklerle yeni biçim ve biçimlendirmenin sentezinin verildiği bir eserdir.”

 

MEYDAN ÇEŞMELERİ, SÜTÜN ÇEŞMELERİ VE SELSEBİLLER…

Kitap vesilesiyle İstanbul'da inşa edilen belli başlı çeşme çeşitlerini; duvara bitişik çeşmelerin, köşe başı çeşmelerinin, meydan çeşmelerinin, çeşme-i sebillerin, oda çeşmelerinin, sütun çeşmelerinin ve selsebillerin oluşturduğunu öğreniyoruz. 

Zengin fotoğraflarla takviye edilen kitapta Fuzuli’nin su kasidesi ile Sezai Karakoç'un Çeşmeler şiiri de okuyucuların istifadesine sunuluyor.

Yazımızı,  Kuveyt Türk’ün, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte 'Yok Olmaya Terk Edilmiş Tarihi Eserleri Koruma Projeleri’ kapsamında restore ettiği tarihi Saliha Sultan Çeşme ve Sebili’nin hikâyesiyle nihayete erdirelim.

 

SALİHA SULTAN ÇEŞMESİ’NDEN DÜĞÜNLERDE TESTİ KIRMA ÂDETİNE…

Tarihi çeşmelerin tezyinat özellikleriyle sanatkârlara ilham kaynağı olduğunu arz etmiştim. Saliha Sultan Çeşmesi de minyatür sanatçısı Gaye Özen’e ilham kaynağı olmuş. Özen tuvalinde çeşmeyi renkleriyle yeniden yorumlamış.

Ab-ı Hayat Su Medeniyeti Koleksiyonu’nda temaşa ettiğim minyatürde nakkaşın naif boyamaları izleyenleri Osmanlı Devleti zamanına götürüyor. Böylelikle testi kırma âdetinin kaynağını, kırık testinin hikmetini ve anne sevgisinin oluşturduğu mükemmel sonucu görüyoruz.

Saliha, küçük ve hanım hanımcık bir kızdır. İstanbul’da; Karaköy’de ailesiyle birlikte mutlu mesut bir hayat sürmektedir. Bir gün mahalle çeşmesine testi elinde su almaya gider. Lakin hikmet-i Huda, testisi elinden düşüp kırılıverir. Saliha kızımız çok üzülür, kirpiklerini gözyaşları doldurmaya başlayınca çeşmenin başına oturur ve ağlamaya başlar.

O arada padişahın hanımı da oradan geçmektedir. Ağlayan kızı görünce dayanamaz, arabasını durdurur ve kızla konuşmaya başlar. Kıza yeni testiler almayı önerir, para teklif eder, Saliha bir türlü “evet” demez. Dediği sadece şudur: “Anneme olan vazifemi yerine getiremedim, onun için üzülüyorum, ağlıyorum.”

Teşrik-i mesai derinleştikçe Hanım Sultan, Saliha’nın ruh dünyasındaki inceliği fark eder, ayrıca kızı beğenir.  Bir müddet sonra ailesini ziyaret eder, saraya alınır. Saliha kızımız günden güne serpilirken Şehzade II. Mustafa da büyümektedir.

Vakt-i merhunu geldiğinde Saliha kızımız II. Mustafa ile evlendirilir ve saraya bu kez gelin olarak gider. II. Mustafa'nın tahta geçmesiyle birlikte de sultan olur; Saliha Sultan… Sonrasında oğlu I. Mahmut padişah olur ve böylece Valide Sultan olarak anılmaya başlar.

 

ANNE SEVGİSİNDEN SULTANLIĞA…

Kırık testinin işte böylesi bir hikâyesi vardır, hikâyesi daha doğrusu hakikati; içinden anne sevgisi geçen bir vakıası…  Anne sevgisi Saliha kızımızı ‘Saliha Sultan’lığa terfi ettirmiştir.

Arz ettiğimiz hadise Anadolu’da dilden dile dolaşır. Saf, temiz, içi dışı bir olan Anadolu insanı “Bizim de kızımız, gelinimiz sultan olsun, buraları saray eylesin, bereketli olsun” mülahazalarıyla düğünlerde damat evinde tam eşiği geçerken içine metal para, altın, bazen nar ve bazen de kuru üzüm konan testiyi kırar ve öylece eşikten adım atılır.

Dolayısıyla o gün bugündür Anadolu’nun hemen pek çok yerinde düğünlerde testi kırma âdeti uygulanmaktadır.

Bilahare I. Mahmut annesinin arzusu üzerine testisinin kırıldığı mütevazı çeşmenin yerine Osmanlı sarayının ihtişamına yaraşır bir çeşme yaptırmış ve hayır hasenatta bulunmuştur.

Ve bu olayla birlikte iyilik avcısı Anadolu insanı harekete geçerek, kendine düşeni yapmış “kırılan testilerin yerine yenisini vermek üzere” bir vakıf kurarak, diğer Saliha’ların, hizmetçilerin, çocukların mahzun olmasını ve büyüklerine karşı mahcup olmasını önlemiştir.

Dünyanın en güzel çeşmelerinden biri olarak tarif ve tavsif edilen Saliha Sultan Çeşmesi Karaköy'de, Unkapanı Köprüsü ayağında bulunmakta, sizlerin ziyaretlerini beklemektedir.

 

İbrahim Ethem Gören

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.