SARAYBOSNA’DAN KLASİK EBRULAR GEÇTİ

SARAYBOSNA’DAN KLASİK EBRULAR GEÇTİ

Ebru sanatkârı Nihal Türe, Saraybosna Uluslararası Kış Festivali etkinlikleri kapsamında 10-21 Mart tarihlerinde Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da ebru sergisi düzenledi. Sergi özelinde sanatkâr ile içinden ebru geçen bir söyleşi yaptık.

Nihal Hanım sizi tanıyabilir miyiz?

1960 Kayseri doğumluyum. Üç evlat annesiyim. İlk, orta ve lise tahsilimi Ankara’da tamamladım. Eşimin görevi dolayısıyla değişik ülkelerde bulundum. Sırasıyla 3 yıl ABD’de, 2 yıl Ürdün’de, 7 yıl Umman Sultanlığı’nda, 3 yıl da Bosna-Hersek’te bulundum. 2008-2016 arası İstanbul’da ikamet ettikten sonra, 2016 Ekim’den beri yine çok sevdiğim Saraybosna’dayım.

Geleneksel sanatlarla ilginiz nasıl başladı?

Genel olarak her türlü sanata çocukluğumdan beri ilgim vardı. Şartlar elvermediği için kendimi geliştireceğim bir sanat dalı olmadı maalesef. Ta ki çocuklarımı büyütüp kendi adıma bir şeyler yapma ihtiyacı duyana kadar. 1999-2005 arası Altunizade Kültür Merkezi’nde değişik hocalardan tezhip dersleri ve farklı zamanlarda olmak üzere 4 yıl boyunca da çini dersleri aldım.

 

EBRU AŞKI 2007 YILINDA SARAYBOSNA’DA GÖNLÜME DÜŞTÜ

Ebru sanatıyla nasıl tanıştınız?

Ebru ile ilk tanışmam 2007’de Saraybosna’da oldu. Sadece birkaç derse katılabildim ama ebru aşkı içime düşmüş oldu. Daha sonra İstanbul’da ebru derslerine başladım. 2012 yılında Hocam Alparslan Babaoğlu ile tanıştım. Hâlen de hocamla çalışmaya devam ediyorum.

 

EBRU SANATI SABRI, HOŞGÖRÜYÜ VE ŞÜKRETMEYİ ÖĞRETTİ

Ebru sanatı hayatınıza neler kattı?

Ebru ile hemhal olmak; kişinin enaniyetini yenmesi, estetik ve renk zevkini geliştirmesi için çok güzel bir vasıtadır. Ben teknenin başına oturduğumda Allah ile baş başa kaldığımı hissediyorum, bu çok güzel bir duygu. Ebru bana daha sabırlı olmayı, daha çok şükretmeyi ve daha hoşgörülü olmayı öğretti diyebilirim.

 

ÖZ SANATLARIMIZIN TEMEL ÖĞRETİM METODU MEŞKTİR

Klasik ebru sanatımızın önde gelen ismi Alparslan Babaoğlu ile ebru yapıyorsunuz. Kendisinden ebruya ve hayata dair neler öğrendiniz?

Bizim sanatlarımızın geleneğinde sanatın meşk ile öğretilmesi vardır, daha doğrusu bizim sanatlarımızda temel öğretim metodu meşktir. Önce teknik olarak çalıştığımız ebruların doğru olması için gerekenleri öğreniriz. Teknik olarak başarılı ebru yapabildikten sonra sıra bunları estetik hale getirmeye gelir. Biz hocamızdan yaptığımız ebruların teknik ve estetik açıdan doğru ve güzel olmasını öğrendik. Bunun dışında hocamızın çeşitli durumlar karşısındaki davranış ve sözlerinden ebru geleneğimizi ve geleneğine bağlı bir ebrucunun duruşunu öğrendik. Tabii bütün bunlar hocamıza da hocasından tevarüs eden şeyler.

 

HOCAMIZ ÜZERİNDEN MUSTAFA DÜZGÜNMAN’A, NECMETTİN OKYAY’A VE ETHEM EFENDİ’YE BAĞLIYIZ

Hocamız üzerinden Mustafa Düzgünman’a, Necmeddin Okyay’a, Ethem Efendi’ye ve Sadık Efendi’ye bağlıyız, bu bizler için çok önemli. Biz geleneğimizi yaşadığımız sürece ustalarımızın manevi desteklerini yanımızda bulur ve kendimizi onların mirasçısı olarak hissederiz. Bu da yaptığımız ebruya ve ebru karşısındaki duruşumuza yansıyor.

 

USTALARIMIZIN YAPTIKLARI GİBİ YAPILAN ESERLER KLASİKTİR

Klasik ebru denildiğinde ne anlaşılması gerekiyor?

Günümüzde klasik tabiri iki manada kullanılıyor. Birincisi, üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ beğenilen eserler klasiktir. İkinci olarak da klasik eserler yolunda yapılan eserler de çizgi olarak klasiktir. Bu anlamda ustalarımızın yaptıkları gibi yapılmış eserler klasiktir. Ustalarımızın yapmadıkları şekilde yapılmış ebruların klasik ya da gelenekli olarak isimlendirilmesi yanlıştır.

Hatip Mehmet Efendi, Ethem Efendi, Necmeddin Okyay ve Mustafa Düzgünman’ın yaptıkları klasiktir. Bunların başında da hatip ebruları ile battal ve battalla başlanan ebrular gelir. Çiçekli ebruların klasik sayılabilmeleri için üsluplaştırılarak yapılmaları gereklidir. Bizim sanatlarımızda çiçekler hep üsluplaştırılarak yapılmıştır.

Klasik ebrunun devamı için sanatkârlara ne türden görevler düşüyor?

Klasik ebrunun devamı için öncelikli olarak sergiler açılması lazım ki insanlar doğru ebruyu görsünler. Doğruyu görmeyen birisinin yanlışı doğrudan ayırt etmesi mümkün değildir. Ayrıca elbette aynı çizgide ebru yapan öğrenciler yetiştirilmeli ki onlar da başkalarına öğretsin ve ecdat yadigârı ebru yayılsın, kaybolmasın.

 

EBRU DİSİPLİN VE SÜREKLİLİK İSTER

Sanatkâr dedelerimiz hat sanatı için iğne ile kuyu yazmak, ebru için ise iğne ile suyu kazmak tabirini kullanmışlar. İğne ile kuyu kazmanın püf noktaları neler? İşin sırrı nerede?

Tüm sanatlarda olduğu gibi ebru da disiplin ve süreklilik ister. Talip olduğumuz şeyin farkında olarak hareket etmeliyiz. Bunun için de sabırla, aşkla, bıkmadan, usanmadan çalışmak gerekiyor. “Sabır, sabır, sabır!” diyorum. Öğrenmenin sonu yok. Ebru öyle üç beş senede öğrenilebilecek bir şey değildir.

Merhum Mustafa Düzgünman kendi kaleminden özgeçmişinde “Beni tanıyanlar usta diyorlar, tasavvuf terbiyem kendini beğenmişliğe müsait değildir, ben hâlâ Necmeddin Okyay Hocamın çırağıyım böylece malum ola.” diyor. Bunu yazdığı zaman sene 1985, kendisi 65 yaşında.

Ebrularınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Katıldığınız sergiler hakkında bilgi verir misiniz?

Ebrularımız ciltçilikte cilt bezi yerine ve kitapların yan kâğıdı olarak kullanılıyor. Özellikle battal ebrular hat levhaların pervazlarında, koltuk ebrularımız da yazıların koltuk olarak tabir edilen kısımlarında değerlendiriliyor. Zemin ebruları da üzerine yazı yazılmak üzere hattatlar tarafından talep ediliyor.

Hangi sergilere katıldınız?

Katıldığım sergileri şu şekilde sıralayabilirim:

2013-2014 yıllarında İsmek Yılsonu Sergileri (İstanbul)

2014-2015 yıllarında Küçükçekmece Belediyesi MEŞK Sergileri (İstanbul)

2016 yılında İKSM’de Alparslan Babaoğlu ve Talebeleri Sergisi (İstanbul)

2017 yılında Sonsuz Renk Cümbüşü: Gelenekli Türk Ebrusu Sergisi (ilk kişisel sergim),  (Saraybosna)

Saraybosna’da ebru sergisi açma fikri nasıl ortaya çıktı?

Bu benim Saraybosna’ya uzun süre kalmak üzere ikinci gelişim. İlk gelişimde (2005-2008 yılları arasında) ebru aşkı düştü içime; bu gelişimde de sergi açmayı nasip etti Rabbim çok şükür. Açıkçası ekim ayında buraya gelirken ebru ile ilgili bir şeyler yapmak istiyordum ama sergi açmak gibi bir düşüncem yoktu. Benim ebru yaptığımı bilen Boşnak bir arkadaşım, bu yıl 33’üncüsü yapılacak olan Kış Festivali’nden bahsetti.

Festival hakkında bilgi verir misiniz?

Tabii ki. Festival şubat ve mart aylarında yapılıyor, uluslararası bir organizasyon. Çeşitli ülkelerden çok sayıda sanatçı katılıyor. Tiyatro, konser, sergi gibi her türlü sanatsal etkinlik yapılıyor. Ben de başvurdum ve kabul edildi. Birkaç yıldır sergilemek istediğim çalışmalarımı biriktiriyordum. Kolları sıvayıp sergi hazırlığına giriştim.

Serginin içiriğinden bahseder misiniz?

Sergide; battal, hatip, koltuk, çiçekli ve yazılı akkase ebru çeşitlerinin olduğu 55 çalışmam yer aldı.

Serginiz ilgi gördü mü?

Beklediğimden daha fazla ilgi gördü. Açılış haricinde çok ziyaretçi geldi ve memnuniyetlerini ifade ettiler. Görsel ve yazılı medyada da sergi haberlerine yer verildi, röportajlar yapıldı.

 

SARAYBOSNA SANATSAL ETKİNLİKLERİN ÇOKÇA YAPILDIĞI BİR ŞEHİR

Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?

Saraybosna, İstanbul ölçeğinde düşünürsek çok küçük ama sanatsal etkinliklerin çokça yapıldığı bir şehir. Saraybosnalılar hemen her türlü sanata ilgililer ve yatkınlar. Yıllar öncesinde var olan ama daha sonraları unutulmuş geleneksel sanatlar (ciltçilik, hat, ebru vb.) yeni yeni tekrar yeşermeye başlamış bu yıllarda. Dolayısıyla da ilgi artmış.

Saraybosnalılar sergiye ne türden soruları/geri bildirimleri oldu?

Sergiye gelenlerin büyük bir kısmı hayatlarında hiç ebru ile tanışmamışlar veya görmüşler ama nasıl yapıldığı ile ilgili hiçbir fikirleri yoktu. Bunu öncesinde bildiğimiz için sergi alanına bir ekran koyarak Alparslan Babaoğlu Hocamın tekne başındaki videolarını izlettik.

Hocanızın tekne serencamını izlediklerinde neler yaptılar?

Hayranlık ve şaşkınlıkla izlediklerine şahit oldum. En çok sordukları soru bu sanatı nerede, nasıl öğrenebilecekleri ile ilgiliydi. Bu nedenle mayıs ayı içerisinde Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nin (IUS) katkılarıyla bir dizi uygulamalı ebru sohbetleri düzenleyeceğiz. Bu çalışmalar sadece üniversite öğrencilerine değil, herkese açık olacak.

Bir Türk sanatının eski bir Türk ilinde sergisinin açılıyor olması halet-i ruhiyenize neler kattı?

Ebru ile ilk tanıştığım yerde, hem de çok sevdiğim Saraybosna’da ilk kişisel sergimi açmış olmak beni çok memnun etti. Bu topraklarda unutulmaya yüz tutmuş bu sanatın tekrar yeşermesine ve doğru bir şekilde öğrenilmesine katkı sağlayabilirsem ne mutlu bana.

Sizin iletmek istediğiniz hususlar neler?

İlginiz için teşekkür ediyorum. Ebru öğrenmek isteyen arkadaşlara naçizane tavsiyem, araştırıp bu işi doğru ve hakkıyla yapan hocaları tercih etsinler.

Ben de vakit ayırdığınız teşekkür ediyorum, başarılarınızın devamını temenni ediyorum.

 

İbrahim Ethem Gören

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.