UMUT: DUVARIMDAKİ RENKLER…

UMUT: DUVARIMDAKİ RENKLER…

 

 

Esentepe’deki genel müdürlük sergi salonumuz müstesna bir sanat etkinliğine sahne oluyor. Kurumumuzun 30’uncu kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında 3 Aralık Dünya Engelliler Günü öncesinde düzenlediğimiz Umut: Duvarımdaki Renkler isimli resim sergisi Ankaralı ‘Engelleri Aşan Ressam’ Muhammed Yalçın’ın 30 eserine ev sahipliği yapıyor.

 

27 Kasım Çarşamba günü Genel Müdürümüz Ufuk Uyan, Genel Müdür Yardımcımız Ahmet Albayrak, Sanat Danışmanımız İbrahim Ethem Gören, Ressam Muhammed Yalçın, Hasan Yalçın ve Ressam Harun Antakyalı’nın kurdelasını kestikleri sergide içinden umut ve hayaller geçen 30 çalışma sergileniyor. Bilindiği üzere tüm başarıların ardında büyük bir hayal ve dahi umut yatar.

 

UFUK UYAN: SERGİYİ ZİYARET EDENLER BAMBAŞKA DÜNYALARA YELKEN AÇACAK

 

Ressam Yalçın’ın hayata tutunma umutlarını renkler ve desenlerle ifade ettiği serginin açılışında Genel Müdürümüz Ufuk Uyan şu hususlara değindi.

 

"Genel Müdürlük sergi salonumuzda pek çok sergi düzenledik. Genellikle geleneksel sanatlarla ilgili sergiler… Bu kez farklı bir sergiyle, resim sergisiyle huzurlarınızdayız. Sergimizin ismi “Umut: Duvarımdaki Renkler”. Kendisine sergi açtığımız Muhammed Yalçın kardeşimiz ülkemizin bir değeridir, önemli bir değeri… Muhammed, safiyane ruh ve duygularla çizdiği, renklendirdiği, boyadığı eserleriyle sanat camiamızda kendine haklı bir yer edinmeye başladı.  Bizler de Kuveyt Türk olarak Muhammed Yalçın kardeşimize destek vermekten, eserlerini sanatseverlerle buluşturmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sergiyi ziyaret edenler, ilhamın sınır tanımayan gücünün ortaya çıkardığı, adeta bir renk cümbüşü olan eserlere tanıklık edecek ve bambaşka dünyalara yelken açma fırsatı bulacak." 

 

MUHAMMED YALÇIN: RESİMLERİMDE KEDİLERE, ŞAPKALI ADAMLARA VE UĞUR BÖCEKLERİNE YER VERİYORUM

 

Sergi açılışında kendisine mikrofon uzatılan Engelleri Aşan Ressam Muhammed Yalçın yaptığı kısa selamlama konuşmasında resimlerinde şapkalı adamlara, kedilere, arabalara ve uğur böceklerine yer verdiğini belirterek evinde başladığı resim yolculuğunu önce evinin duvarlarına ardından da sergi salonlarına taşıdığını söyledi.

 

RESSAM ANTAKYALI: BENİMKİSİ YOL ARKADAŞLIĞI…

 

Muhammed Yalçın’ın resme kabiliyetini keşfederek yol arkadaşlığı ve rehberliğiyle önünü açan ülkemizin önde gelen ressamlarından Harun Antakyalı de sergi açılışında yaptığı kısa konuşmada Muhammed’i 10 yıl önce Altındağ’daki Çağdaş Eğitim İş Uygulama Merkezi’nde gerçekleştirdiği atölye çalışmalarında keşfettiğini belirttikten sonra şöyle konuştu: “Bunlar özel çocuklar. Muhammed gibi özel çocukların hemen her birinin farklı alanlarda yetenekleri vardır. Önemli olan söz konusu yetenekleri ortaya çıkarmaktır. Antındağ’daki Merkez’de 10 yıl önce Muhammed ile birlikte resme kabiliyeti olan 4-5 öğrenci daha vardı. Çocuklarımızla özel olarak ilgilenmeye başladım. Birlikte çalışmalar yaptık, duvarları boyadık. Fakat aralarından bir tek Muhammed bu işi devam ettirdi ve bu seviyelere getirdi. Bu süreçte ailesinin ve özellikle babası Hasan Yalçın örnek bir dayanışma ortaya koydu. Bu çabanın altının çizilmesi lazım. Bu çocukların desteklenmesi, yol arkadaşlığı yapılması lazım. Benim Muhammed ile olan ilişkim yol arkadaşlığından ibarettir. Muhammed kendisi başarmıştır. Muhammed resme olan ilgisi, büyük hayalleri ve ailesinin gayretleri sayesinde herkese örnek olmuştur.”

 

 

 

 

6 Aralık 2019 Cuma gününe kadar Esentepe’deki sergi salonumuzda sanatseverlerin ilgisine açık kalacak olan ‘Umut: Duvarlarımdaki Renkler’ sergisindeki tüm eserleri Kuveyt Türk nezdinde satın alarak Ressam Muhammed Yalçın’ın hayallerine ortak olmak istedik.

 

Muhammed Yalçın’ın hayalden başarıya ulaşan umut dolu rengârenk öyküsünü sergimizin küratörü, sanat danışmanımız İbrahim Ethem Gören kaleme aldı.

 

“Değerli sanatseverler,

 

Bu yazıda Ankaralı ressam Muhammed Yalçın’ın, içinden yokluk, azim, mücadele ve umut geçen hikâyesini okuyacaksınız. Onunkisi başarı ve başlı başına bir azim hikâyesi... İçinden, büyük hayaller geçerken, yoksulluk imtihanlarıyla sınanan bir hikâye, yahut vakıa… Onunkisi tuvallere sığmayan, çerçevelerden çevreye taşan bir başarı hikâyesi…

ENGELLERİ AŞAN RESSAM

 

Muhammed Yalçın resim ve boyalarıyla Ankara’da sıradan, küçük bir gecekonduyu büyük bir resim ve umut müzesine çevirmiş. O “engelleri aşan bir ressam”. Birazdan, hayat hikâyesine ve sanat yolculuğuna detaylıca değineceğimiz Muhammed Yalçın için vaz edilen “Engelleri Aşan Ressam” tanımını Duvarımdaki Renkler belgeselinin yapımcı ve yönetmeni Canan Silleli’den ödünç alıyorum.

 

Evet, o engelleri aşan bir ressam. Zahiren %70 engelli bulunsa da ruhta, iradede, azimde engel mi olurmuş!

 

Resim, boyalar, renkler, hayaller ve umut 10 yılda Muhammed Yalçın’ın hayatını büsbütün değiştirmiş. Sanat onun yaşamını etkilemiş, estetik güzelliklerle bezenerek yeni bir anlam kazandırmış. Resim sevdasıyla geçen 10 yılda önemli mesafeler kat etmiş ve daha gidecek pek çok yolu var Muhammed’in.

AİLE, ANKARA’DAKİ GECEKONDUDA HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYOR

 

Yalçın Ailesi kelimenin tam anlamıyla fakirlikten toprağa düşmüş bir vaziyette Ankara'nın orta yerinde 30 yıldır yaşadıkları gecekonduda hayata tutunmaya çalışıyor. Ressam Muhammed Yalçın’ın ailesi Samanpazarı'nda hastaneler bölgesinin hemen yakınında ikamet ediyor. Ailenin reisi Hasan Yalçın dört tekerlekli arabasıyla seyyar satıcılık yapıyor.

 

MAHELLEDE TEK BAŞINA…

Az önce Muhammed’in gecekonduda yaşadığına değindik. Sokağa direkt olarak açılan demir bir kapıyı da notlarımızın arasına eklemeliyiz. Kapı aslında sokağa doğru değil, Muhammed’in iç dünyasına doğru açılıyor. Çünkü o mahallede tek başına, arkadaşı ve yârânı bulunmuyor, tuvallere çizdiği belirli belirsiz eşkâlden başka…

10 YILDIR RESİMLE İÇ İÇE…

 

Muhammed Yalçın 10 yıldır resimle, boyalarla, renklerle, tuvallerle ve dahi hayallerle iç içe..  2009 yılında amatör bir ruhla başladığı  sanat ve estetik yolculuğu Ressam Harun Antakyalı'nın dokunuşları, atölyesindeki eğitim, yönlendirme ve hamiliğiyle profesyonel bir sürece doğru evrilmiş.

 

Muhammed, resim yapmaktan yorulduğu anlarda nefeslenmek için Hacıbayram Mahallesi’nin Kargalı sokak numara yirmi yedide kâim iki katlı gecekondularının balkonuna çıktığında sadece Altındağ’ın sokaklarını görmüyor; gönül penceresinden umuda kapılar aralıyor. Yoldan gelip geçenler, hastanelerin önündeki kargaşa, cadde ve sokaklardaki araçlar, damlara konan kuşlar, günün koşuşturması ve sair insan hareketliliği tuvalinde ancak şifrelerini kendinin çözebileceği şekillerle yansıma buluyor. Bunlar tabii ki başlangıç…

DİLİNDEKİ DÜĞÜMLERİ GÖNÜL DİLİYLE ÇÖZÜYOR

Böylelikle sanat ve estetik Muhammed Yalçın’ın tuvallerinde başka anlamlar kazanıyor. Çünkü o sadece fırçasıyla değil adeta gönül diliyle boyuyor, resmediyor, düşünüyor. Dilindeki ve zihnindeki düğümleri gönül diliyle çözüyor.

KEDİLER, ŞAPKALI ADAMLAR VE UĞUR BÖCEKLERİ…

Muhatabımızın tuvallerinin orta yerinde gülen yüzler, mütebessim çehreler yer alıyor. Kediler, şapkalı adamlar, irili ufaklı arabalar, kelebekler, uğur böcekleri… Sarı, mavi, yeşil kırmızı, mor, turkuaz, pembe ve turuncu, Muhammed için hayatın ve umudun renkleri… Gülen yüzler, mütebessim çehreler, eşyalar, böcekler, kelebekler çarkıfelek misali tuvallerin üzerinde dönüp dururken her bir resimde renklerle birlikte desenler, hayaller ve umutlar da yenileniyor.

Tuval, boya ve fırçayı bir arada bulunca resim yapıyor. Kimi zaman malzemesi bitiyor, böylesi zamanlarda babasının elinin genişlemesini bekliyor!

TELEFON KARTLARINDAN TUVALLERE UZANAN UMUT ÖYKÜSÜ…

Babasından, Muhammed’in resimle ilgilenmezden önceki dönemlerde evlerinin yakınlarındaki postaneye giderek sabahtan akşama kadar telefon kartlarını topladığını ve bunları çuvala doldurarak eve getirdiğini ve onlarla oynadığını öğreniyoruz…

MUHAMMED 4 ÇOCUĞUN EN KÜÇÜĞÜ…

Muhammed, Yalçın Ailesi’nin dört çocuğunun en küçüğü. Babası 1979 yılında Konya Hüyük’ün Başlamış kasabasından büyük umutlarla Ankara’ya göç etmiş. Hüyük bölgesinden o yıllarda büyük şehirlere göçenler ya yoğurtçulukla, ya bakkaliye işleriyle ya kuru temizlemecilikle uğraşır ya da Avrupa’ya, çoğunlukla da Almanya’ya gidermiş. Hasan Yalçın ise rızkını ve dahi nasibini arayıp bulmak için Ankara’nın yolunu tutmuş. Önceleri lokantalarda garsonluk yapmış. Son 30 yıldır seyyar satıcılık yaparak başkentin sokaklarında nasibinin peşinde koşuyor... Dört tekerlekli arabasını iterek kadim şehrin sokaklarını arşınlıyor...

Hasan Bey’in tüm çocukları, Muhammed’in yakın zaman önce rengârenk boyadığı gecekonduda dünyaya gelmiş. Ailesi, Muhammed 3 yaşındayken rahatsızlığının farkına varmış. O, dolayısıyla 27 yıldır ailesinin ve özellikle de babasının şefkatli dokunuşlarıyla ayakta duruyor. Hasan Yalçın arz ettiğimiz üzere seyyar satıcılık yaparak ailesini geçindiriyor. Kış aylarında kestane, yaz aylarında süt mısır satıyor. Elde ettiği gelirle bir yandan ailesinin masraflarını karşılamaya çalışırken diğer yandan da Muhammed’in resim malzemelerini temin ediyor.

OKUL HAYATI KISA SÜRMÜŞ…

Muhammed tüm çocuklar gibi 7 yaşında okula başlamış. Lakin eğitimini tamamlama imkânı bulamamış. Ailesi geçim derdinden Muhammed’e eğitim, rehberlik ve rehabilitasyon eğitimleri verebilecek merkezlerle irtibat sağlayamamış. Ta ki 19 yaşına gelinceye kadar... Muhatabımız delikanlılık çağlarında Altındağ’da Milli Eğitim Bakanlığı’na ait Çağdaş Eğitim İş Uygulama Merkezi’nde muhtelif yaşlardaki öğrenciler ve yetişkinlerle birlikte iş eğitimleri almaya başlamış. Buraya başladığı ilk aylarda sessiz ve sakin bir görünüm arz eden, iletişim kurmayan Muhammed zamanla öğretmenlerine ‘ısınmış’, arkadaşlarına alışmış.

Mezkûr merkezde Muhammed rehberlik hizmetleri ile birlikte Görsel Sanatlar ve İş ve Beceri Uygulamaları derslerini almış. Muhammed’in resim yolculuğu Görsel Sanatlar öğretmeninin resme yönelik yetkinliğini fark etmesiyle başlamış. Hocası bu yeteneğini anlayınca Ressam Harun Antakyalı’yı okula davet etmiş. Muhammed’in resim kabiliyetini keşfeden Ressam Antakyalı ise mütemadiyen okula gelip giderek Muhammed’e arkadaşlık yapmış. Birlikte vakit geçirmişler, okul kantininin duvarlarını boyamışlar. Ressam Antakyalı Muhammed’i “çalışkan” ve “saygılı” olarak nitelendirirken, resim yolculuğuna verdiği çok değerli desteği “Bizim yaptığımız sadece yolunu açmak oldu” şeklinde özetliyor.

“MUHAMMED NE YAPACAĞINI ÇOK İYİ BİLİYOR”

Muhammed Yalçın’ın Çağdaş Eğitim İş Uygulama Merkezi’ndeki eğitim süreci bir yılda tamamlanmış. Bir o kadar da belli günler Harun Antakyalı’nın Kavaklıdere’deki atölyesine gitmiş. Burada atölyeyi, resmi, ressamı, boyayı, fırçayı, tuvali tanımış. Gerçek bir ressamın esere dokunuşlarını gözlemlerken diğer yandan hocasının dediklerini harfiyen yerine getirmiş. Teorik ve pratik anlamda birlikte bir yıl süreyle çalışmalar yaptıktan sonra Ressam Antakyalı, Muhammed’in kendi kanatlarıyla uçmasını salık vermek için babası Hasan Yalçın’a, Muhammed’in evde kendi başına sürekli çalışmasını ve ona malzemeleri alarak bir odayı atölyeye dönüştürmesini tavsiye etmiş ve eklemiş: “Siz merak etmeyiniz, Muhammet ne yapacağını çok iyi biliyor!

HOCASINI ÖZLÜYOR

Muhammed hocasını özlediğinde babasına “Hocamı arar mısın” diyor. Atölyesini Ankara’dan İstanbul’a taşıyan Harun Bey’in sesini duyunca rahatlıyor, güven tazeliyor.  “Ben sadece onun bir arkadaşıyım” diyen Harun Antakyalı, Ahilik kültürünün bir yansıması olarak “Ben ona ne emek verdim ki! Muhammed kendi başardı, ben onun yanında durdum, arkadaş oldum sadece” diyor. Gerçek ustalık bu olsa gerektir.

HASAN YALÇIN: EVİMİZE YENİ BİR RENK VE AHENK GELDİ

Bu tavsiye Muhammed’in resim sanatının miladı olmuş. Hasan Bey oğluna bir oda tahsis etmiş. Kendine ait bir oda, bir nevi atölye ve dahi boyalar... Muhammed ilk iş olarak odasının bir duvarını boyamış ve sonrasında odanın tüm duvarlarını pencere kuşaklarına kadar rengârenk yeni bir hüviyete büründürmüş. Babası bu durumu “Evimize yeni bir renk ve ahenk geldi” sözleriyle özetliyor.

Muhammed sadece tuvalleri boyamıyor, evinin hemen her köşesini, mutfağı, duvarları, kapıları, pencereleri, balkonu boyayarak geniş yüzeylere kediler, uğurböcekleri, şapkalı adamlar, arabalar, kelebekler ve papatyalar çiziyor.

Rengârenk boyadığı penceresinin kanatları Sakalar İlkokulu’nun bahçesine açılıyor. Teneffüste oynayan çocukları, banklarda oturan velileri, top sahasında dolaşan öğretmenleri, ip atlayan çocukları görüyor. Daha sonra bunlar, tüm gördükleri, tuvallerinde farklı farklı şekillere bürünürken Muhammed gecekondunun balkonundaki tutamaklara sımsıkı sarılıyor.

‘RENKLİ EV’İN KAPISI HER AN AÇIK

Yalçın Ailesi’nin ‘çok renkli’ evlerinin kapısı eski Osmanlı hanelerinde olduğu gibi her zaman açık. Muhammed’den haberdar olanlar, yoldan geçerken evi görenler, selâm vermeye ve evi/resimleri görmeye geliyor. Muhammed ve ailesi ziyaretçileri güler yüzle karşılayarak çay ikram ediyor. Muhammed ziyaretçilerine tek tek çalışmalarını gösteriyor, üzerinde “Ressam Muhammed Yalçın” yazılı kartını takdim ettikten sonra da hatıra defterine kanaatlerini yazmalarını talep ediyor. Biz de de öyle oldu. Muhammed hatıra/ziyaretçi defterini elimize uzatarak bir şeyler yazmamızı istediğinde “Muhammed Yalçın’ın resimlerinde sanat ve estetik farklı bir anlama bürünüyor”u yazdık.

TUVALLE KONUŞUYOR

Birbirinden âlâ resimler yapmaya muvaffak kılınan Muhammed okuma yazma bilmiyor. Bununla birlikte resimlerine isim ve tarih yazabiliyor.

Dışarıya çıkmıyor, arkadaşı yok. Resim onun tek yoldaşı. Yine bunun içindir ki hemen hemen tüm resimlerinde bir şapkalı adama yer veriyor. Adamlar aslında kendisi. Her bir tuvalde kendine ve dolayısıyla umutlarına yer veriyor, tuvalle konuşuyor, boya ve fırçalarıyla halleşiyor.

MÜSTAKİL BİR ATÖLYEYE İHTİYAÇ DUYUYOR.

Evli ağabeyi de yakın zaman önce gecekondularına taşınınca Muhammed’e evde müstakil bir alan kalmamış. Yeğenleri henüz küçük... Çocuklar bazen boyalarını alıyor, bazen fırçalarına zarar veriyor, bazen tuvalleriyle oynuyor, resimlerini bozuyor. Hâsılı Muhammed evinde gönül huzuruyla çalışma imkânı bulamıyor. Hasan Bey oğluna küçük de olsa müstakil bir atölye yahut evlerine yürüme mesafesinde mütevazı, ücreti uygun kiralık bir oda arayışına girmiş. Pek çok yerle görüşmüş lakin kiralamaya maddi gücü elvermemiş.

Muhammed müstakil bir atölyeye ihtiyaç duyuyor. Muhammed’in evinde geçirdiğim 3 saatlik zaman zarfında gördüm ki engelleri aşan ressam için atölye şart. Böylesi bir atölyeye engellerini aşmak için pek çok Muhammed de gelecektir.

MARİFET İLTİFATA TABİDİR

Bilindiği üzere marifet iltifata tabi olup müşterisiz meta zayidir. Muhammed, Ankara’da geride kalan 10 yıl içinde 10’dan fazla sergi açmış. Sergilerde bazı çalışmaları satılmış. Eve gelen kimi ziyaretçiler de eserlerine talip olmuş. İnternetteki hikâyesine gören Kırklareli Belediyesi Muhammed’i ve babasını şehirlerine davet etmiş. Muhammed, babasıyla birlikte Kırklareli’nde 15 gün kalarak burada 3 adet büyük duvar boyamış.

AMACI DAHA GÜZELE ULAŞMAK

Muhammed’in amacı güzeli, daha güzeli, mutlak güzeli aramak… Aramak onun için yeterli. Çünkü Muhammed hâl lisanıyla bulanların arayanlar olduğunun farkında. Diğer bir amacı da sattığı resimlerin gelirleriyle yenilerini, daha iyi ve güzellerini yapabilmek için malzeme satın alabilmek… Muhammed oldukça yoğun çalışıyor, malzemeleri çok kısa sürede tükeniyor. Haftada en az bir defa babasıyla birlikte Yenimahalle’ye sanat malzemeleri satan mağazaya giderek biten boyalarını temin ediyor, fırçalarını güncelliyor, yeni tuvaller alarak yeni, yeniden yapacağı resimlerin hayallerini kuruyor.

RESSAM ANTAKYALI: MUHAMMED ARTIK PROFESYONEL

Muhammed’in eserlerinin seçimi ve sergi hazırlıklarına yönelik gerçekleştirdiğimiz Ankara seyahatinde görüştüğümüz duayen ressam Harun Antalyalı “Muhammed artık profesyonel” demişti. Evet, o artık profesyonel bir ressam. Muhammed’in 2011 ve 2012 tarihli çalışmalarından 2019 imzalı eserlerine baktığımızda mütemadiyen yükselen bir grafik görüyoruz. Sürekli gelişim, renklerdeki canlılıklarda ve desenlerdeki mesajlarda kendini net bir şekilde gösteriyor.

Kuveyt Türk’ün 30’uncu kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında 30 eserle hazırladığımız “Umut: Duvarımdaki Renkler” projesini A’dan Z’ye profesyonel olarak düşünerek konumlandırdık. Sergimizin Muhammed Yalçın’a ve ailesine hayırlar getirmesini, ressamımızdaki azmin, çalışkanlığın, umudun ve evinin duvarlarındaki renklerin nice Muhammedlere örneklik teşkil etmesini diliyoruz.

BETON DUVARDA HAYAT BULAN UMUT ÇİÇEKLERİ…

Ankara’ya yolunuz düştüğünde mutlaka Hacıbayram Mahallesi’nnin Kargalı sokağındaki Muhammed Yalçın’ın evine giderek yalnız dünyasına ortak; hayallerine dâhil olunuz. Orada sizi rengârenk bir gecekondu ile birlikte büyük umutlar ve hayallerle dolu, engelleri aşan mütebessim çehreli Ressam Muhammed Yalçın ve kocaman gönlü karşılayacak... Bir de şapkalı gülen yüzler, uğur böcekleri, gizemli kedilerle birlikte beton duvarda hayat bulmayı başaran rengârenk umut çiçekleri…”

 

İbrahim Ethem Gören-Kuveyt Türk Katılım Bankası Sanat Danışmanı

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

SİTE HARİTASI

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.