SANAT TARİHÇİSİ GÖNCÜOĞLU’NDAN ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA: GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER

SANAT TARİHÇİSİ GÖNCÜOĞLU’NDAN ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA: GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER

 

Gelenekten Geleceğe Camiler, sanat tarihçisi, yazar Süleyman Faruk Göncüoğlu’nun kültür sanat dünyamıza kazandırdığı önemli eserlerinden biri. KİPTAŞ tarafından ikinci baskısı 2018’in Ocak ayında kitapseverlerle buluşturulan eserde camiler eskilerin, ‘efradını cami a’yarını mani’ dedikleri tarzda cemiyeti kuşatan tüm yönleriyle ele alınmış.

İslâm’ın ilk dönemlerinden başlayarak Emeviler, Abbasiler, Selçuklu, Osmanlı ve günümüz Türkiye’sinde cami mimarisinin değişim ve gelişim sürecine dair ehil kalemlerden südûr eden değerli makalelerle derinlik kazanan kitapta asırlar boyunca akl-ı selim, kalb-i selim ve zevk-i selim üzerine inşa edilen cami ve mescidlerin aydınlık yüzüne projektör tutuluyor.

Kitapta Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi. Mescid-i Aksa ile birlikte 150 cami ve mescid hakkında detaylı bilgiler ve özel fotoğraflar yer alıyor. Mimari ve fiziksel niteliklerinin yanı sıra medeniyetimizin cami özelinde sanat, kültür ve eğitime verdiği öneme de kuvvetli atıflarda bulunan çalışma, güzide bir prestij kitap ve başucu eseri olarak sanatseverlerin kütüphanelerini tezyin edecek.

 

İBB BAŞKANI MEVLÜT UYSAL: CAMİLER TASAVVURUN YANSIDIĞI YAPILARDIR

İBB Başkanı Mevlüt Uysal, kitabın önsözünde camilere dair kanaatlerini “Camiler, ibadet mekânları olmanın ötesinde bir inancın, geleneğin, tasavvurun yansıdığı yapılardır. Mimari unsurların her biri, somut bir fonksiyon üstlenmesinin yanında imgesel özellik de taşır ve mânâ boyutuna uzanır.

 

CAMİLER YAŞADIĞIMIZ ZAMAN İLE “ÖTE”Sİ ARASINDA BİR KÖPRÜDÜR

Kapı kemerine işlenecek ayetten minberin yapısına, minarenin bir “elif” gibi göğe yükselmesine kadar her ayrıntısıyla camiler, yaşadığımız zaman ve mekân ile “ötesi” arasında bir köprüdür aynı zamanda.” cümleleriyle İstanbullularla paylaşıyor.

 

KİPTAŞ GENEL MÜDÜRÜ İSMET YILDIRIM: MEDENİYETİMİZİN İZLERİ KÜLTÜREL MİRASA SAHİP ÇIKILARAK CANLILIĞINI MUHAFAZA EDİYOR

Kitabı İstanbullulara kazandıran Kiptaş Genel Müdürü İsmet Yıldırım’ın ibadethanelerin kültürel boyutuna ilişkin değerlendirmeleri aşağıdaki ifadelerle okuyuculara ulaşıyor: “İslâm mabedleri, şehir ve şehirleşme örneğine birer hediyedir. Bu mabedler, mahalleden şehrin geneline kadar halka halka genişleyerek İslam şehirlerinin merkezleri olurken aynı zamanda toplumun sosyal ve kültürel dönüşüm merkezleridir.”

İslâm medeniyetinin cami geleneğinin ve özelliklerinin mücmel bir tablo halinde sunulduğu eserde ibadethanelerin toplumla olan ilişki düzeyi, yerel ve geleneksel eksen içerisinde nitelendirilerek mimari çeşitlemeler, değişik bağlamlarda mecazi anlamlar ve sembollerin yansımaları ile birlikte değerlendiriliyor.

Günümüzün yaygınlaşmış cami anlayışına mimarideki kültürel zenginliği hatırlatmak isteyen eserin müellifi, sanat ve kültür tarihçisi Süleyman Faruk Göncüoğlu ile Gelenekten Geleceğe Camiler kitabı üzerine Rumelihisarı’nda hasbihal ettik.

İbrahim Ethem Gören: Böyle bir kitabı hangi sâikle yayınladınız?

Süleyman Faruk Göncüoğlu: Üniversitede öğretim görevliliğimiz döneminde vermiş olduğumuz, şehir ve mimarlık tarihi ile ilgili ders notlarımız ve yararlandığımız görsel malzemenin bir kısmının kitap haline getirilmesi ile ortaya çıkmış bir eserdir. Bu çalışmamız ile cami mimarisi ve kültürü ile ilgili derin bir çalışma oluşturmaktan ziyade tarihi mirasın ve onun ihtiva ettiği büyük bir medeniyetin küçük bir hatırlatması amaçlanmıştır. Böylelikle cami mimari geleneğinin dünya mimarlık tarihindeki önemini ve katkısını kısa bir film tadında vermeye çalıştık.

Tabii ki buradaki en büyük başarı, ders notları halinde dosyalar içerisinde kalan bu çalışmaları, kültürel bir katkı olarak topluma kazandırma amacıyla bizlere destek veren, teşvik eden ve kitabın basılmasını sağlayan KİPTAŞ Genel Müdürü Sayın İsmet Yıldırım’dır.

 

ASIL MESELE KİTAPLARIN RAFLARDAN GÖNÜLLERE İNMESİ…

Ayvansarayi Hüseyin Efendi’nin Hadikatü’l-Cevami isimli çalışmasında İstanbul’daki 821 cami ve mescidin hikâyesini yazarken camileri tek tek dolaştığını biliyoruz. Siz de camilerle böylesi bir ünsiyet kesbettiniz mi?

Olmasa idi bu eserin ve diğer çalışmalarımızın ortaya çıkma ihtimali olmazdı. Bir eserin sağlıklı bir şekilde ortaya çıkması, iman derecesinde araştırma ve yerinde inceleme ile olur ki, bunun gerçekleştirilmediği eserler okuyucusuna bir şey katmadığını yılların müşahedesiyle gördük. O eserler raflardan kalplere, gönüllere inemiyor…

 

CAMİ MİMARİSİ İSLÂM MEDENİYETİNİN GÖRSEL SUNUMUDUR

Kitapta, Anadolu Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet ve nihayet günümüz camilerinin hikâyelerini anlatıyorsunuz? Bu hikâyelerden sizi hangisi/hangileri etkiledi?

Cami mimarisi, zengin bir İslâm medeniyetinin görsel bir sunumudur. Ve inşa edildiği dönemlerdeki cami ve mescid yapıları, o dönemin ihtiyacına cevap veren, toplumun zevkleri, algıları ve sosyal durumunu ortaya koyan birer abidedir. O dönemi, ilgili o yapıda yaşarsınız. Hatta dönem tarihi ve yaşanmışları hakkında bir malumat sahibiyseniz, size anlatacak o kadar çok şeyden bahseder. Bu nedenle tarihi yapılarda yapılan özensiz restorasyonlar bu hafızayı tamamen silmektedir.

 

CAMİLER MEDENİYETİMİZİN HAFIZASIDIR

Bugün Bulgaristan’da Şumnu’daki Şerif Halil Paşa Camii halk arasındaki yaygın ismi ile Tombul Camii’nin avlu duvarları üzerinde bölgede hizmet etmiş meslek grupları ile  askerlere ait duvarlara ustaca kazınmış remizler (işaret/sembol) bulunmaktaydı. Tarihi camiinin duvarlarında bazı önemli olayların tarihi ve sonuçları yazılı idi. Bunlar geçirdiği son onarımda raspa edilerek ortadan kaldırıldı. Maalesef cami ile beraber bir dönemin hafızası da silinmiş oldu.

Amasya’daki Burmalı Minare Camii’nden Rüstempaşa Camii’ne, oradan da Başakşehir’deki Müderris Halil Hilmi Camii’ne gelinceye kadar gelişen süreçte cami mimari ve tezyinatında ne türden gelişmeler, farklılaşmalar yaşanmıştır?

Tezyinatlar ve mimari formlardaki detaylar da dönemlerin zevk algısını yansıtır.

Bahsettiğiniz yansımayı KİPTAŞ camilerinde görmek mümkün mü?

Elbette İbrahim Ethem Bey. Şunu ifade etmek isterim ki, KİPTAŞ gibi bir kurum inşa ettirdiği cami ve mescid yapılarında geçmişinde sahip olduğu mimari miras ve tezyinat anlayışının zengin örneklerini bugününe de yansıtmakta... Uzun yüzyıllar arasındaki bağlantıyı bir nevi sağlamaktadır.

Eyvallah. 18’inci ve 19’uncu yüzyılda inşa edilen camilerde yabancı tesirler göze çarpıyor. Böylelikle yerli ve yabancı mimari üslupları karma bir yapıda mezcediliyor. Türk Barağu, Neo Barok ya da Türk-Emprime unsurları klasik Osmanlı camii mimarisine neler kazandırmıştır?

Esasında bu örnekler Batı’dan esinlense bile Türk Barok’u, Türk Rokokosudur. Yerinde ifade olacaksa Türk ve İslâmlaştırılmış esinlenmelerdir. Bu keyfiyet bir cihan devleti olmanın güzel örneklerinden başka bir şey değildir.

Söz konusu üsluplara getirilen eleştiriler için neler söylemek istersiniz?

Yersiz eleştiriler.

Osmanlı medeniyetinde cami şehrin merkezinde bulunurdu. Osmanlı kentleri cami, hemen yanında pazar, şifahane, hamam ve mekteplerle tamamlanırdı. Cami aynı zamanda müminlerin cem olduğu ulvî bir mekândı. Günümüz şehir kurgusunda bu bağlamda neler değişti?

Mabetler hayatın merkezinden alınarak kenara konuldu.

Camiler hâlâ tarihi misyonunu yerine getirebiliyor mu?

Bugün camiler sadece vakit namazlarına hizmet eden mekânlar…

İbadethaneler lisân-ı haliyle size neler söylüyor?

“Yalnızsınız” diyor!

 

TANIMAZSANIZ SAHİPLENEMEZSİNİZ!

Sizin ilave etmek istediğiniz hususlar nelerdir?

Efendim, her zaman ifade ettiğim gibi, “Tanımazsanız sahiplenemezsiniz” “Sahiplenemezseniz aidiyet duygunuz olmaz” bugün, en büyük sorunumuz hamasetten özümsemeye geçememektir.

 

MAHALLE MESCİTLERİNİ ANITSAL CAMİLER HALİNE DÖNÜŞTÜRELİM

Son olarak okuyucularımıza nasıl bir mesaj iletmek istersiniz?

Mahalle mescidlerini birer anıtsal camiler haline dönüştürmeyelim ki, İslâm medeniyetinin insan üzerindeki harika işlevlerini sekteye uğratmayalım…

İlginiz için teşekkür ediyorum.

Ben de teşekkür ediyorum.

 

İbrahim Ethem Gören

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • Kuveyt Türk müşterisiyim
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.