USTASIYLA BİR MÜREKKEP SOHBETİ...

Bursalı hat sanatkârı Demir Ali Kurtulmuş ile hat sanatı yolculuğu ve mürekkep üretimi üzerine konuştuk.

Demir Ali Kurtulmuş Bursalı usta bir hattat. Hattat Mahmut Şahin’den hat sanatının inceliklerini öğrenerek icazet alan Hattat Kurtulmuş, Bursa Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği’nin kurucu üyeleri arasında yer alıyor. Uzun yıllar Bab-ı Nun’a mesken olan Şabaniye Tekkesi’nde Hattat Mahmut Şahin’in öncülüğünde yazı çalışmalarını sürdüren Hattat Kurtulmuş şu sıralar Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü’nün üzerindeki mütevazı odada sanat ve estetik güzelliklerine râm oluyor.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz Bursa ziyaretimizde Demir Ali Kurtulmuş Usta ile görüşerek hat sanatı serencamı, cami yazıları ve mürekkep üretimi üzerine konuştuk.

Demir Ali Bey sizi tanıyabilir miyiz?

Bursa 1966 doğumluyum, evliyim, 4 evladım var, özel bir şirketten emekliyim.

Geleneksel sanatlarla tanışmanızın bir hikâyesi var mı?

Tabii ki var. Atalarımızdan kalmış tarihi vesikalara ve mezar taşlarına baktığımızda okuyamıyor oluşumuz, bir nevi yabancı oluşumuz beni etkiledi.

HAT SANATI BİZE AİTTİR

“Hat sanatı bize aittir ve bize ait olan bu kadim sanatı öğrenmeliyim, okumalıyım” mülahazalarıyla başladı geleneksel sanatlarla olan irtibatım. Osmanlıca metinleri okumaya başladığımda hat sanatına olan ilgim de attı. 

2005 yılında Hattat Mahmut Şahin’in yaşadığımız şehirde,  Bursa’da eğitim vermeye başladığını haber aldım. O gün bugündür hat sanatıyla ve hocamla teşrik-i mesaim devam ediyor.

Hat sanatıyla nasıl hemhal olmaya başladınız?

Hat sanatının içerisinde manevi bir iklim var ve siz bundan etkileniyorsunuz, bu çalışmanın bir parçası oluyorsunuz ve içinde sizi sürekli hurufata doğru taşıyan duygulara kapılıyorsunuz.

Hattat Mahmut Şahin Hoca ile hat tedrisatınıza kısaca değinir misiniz?

2005 yılında Üstad Mahmut Şahin’e talebe oldum. Kendimi çok şanslı hissediyordum. O gün bugündür kamış kalemi elimden düşürmedim.

Neden?

Çünkü aradığımı buldum.  Hocamız İstanbul’dan kalkıp haftada bir gün Bursa’ya gelip derslerinize bakıyor. Hocamızın aramızda olmadığı altı gün boyunca dersimizi hocamıza gösterene kadar dolu dolu çalışıyoruz. Bu çalışmalar tahmin edersiniz ki büyük bir heyecan içerisinde sürüp gidiyor.

Şu anda bu minval üzere neler yapıyorsunuz?

2008 yılında Bursa Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü üzerinde kurulan Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği’nin hizmetlerine râm oluyorum. Hocam Mahmut Şahin cumartesi günleri İstanbul’dan ders vermek için hâlâ Bursa’ya gelmeye devam ediyor. Ben de hocamızın olmadığı diğer altı gün irtibat mahallimiz olan yazıhanede bulunuyorum, hat sanatına gönül vermiş dostlarla sohbet ediyorum,  hatta meraklı olan kardeşlerimize yardımcı olmaya çalışıyorum. Bizi ziyarete gelenlerle hasbihal ediyorum.

Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği Bursa ve Bursalılar için ne/neler ifade ediyor?

2008 yılında kurulan derneğimiz İstanbul’un yakınında olan Bursa şehrinin ihtiyacı olan geleneksel sanatların icra edildiği özel bir alandır. Bab-ı Nun Derneği kadim şehir Bursa’ya ayrı bir renk ve ahenk katmıştır. Dernek, Bursa’da öz sanatlarımıza yönelik tüm sorulara cevap vererek bu alandaki eksikliğimizi tamamlamıştır.

BAB-I NUN DEREĞİ İYİ Kİ VAR!

Derneğin yaptığı hizmetlere dair neler söylemek istersiniz?

Az önce arz ettiğim gibi Bab-ı Nun Geleneksel Sanatlar ve Kültür Derneği Bursa’ya öz sanatlarımız alanında renk katmıştır, noksanlarımızı tamamlamıştır. Bursa’da bu alanda ilk ve öncü rol üstlenmiştir. Bab-ı Nun iyi ki var.

Uzun yıllar sanat çalışmalarınızı sürdürdüğünüz Şabaniye Tekkesi’nden sonra Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü’nde bir odaya rihlet ettiniz. Yeni mekânın darlığı ve kapasitesi çalışmalarınızı ne kadar kısıtlıyor?

2008 yılından 2011 yılına kadar çalışmalarımızı Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü üzerindeki mütevazı odamızda sürdürdük.  Zamanla sayımız çoğaldı ve böylelikle 25 m2’likyazıhane bizlere yetmez oldu. Bursa’da geleneksel çalışmalara çok ciddi bir talep oluştu. Cenab-ı Hakk’ın lütfu ve ikramı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin teveccühleriyle Namazgâh Caddesi üzerinde bulunan Şabaniye Tekkesi’ni kullanmaya başladık. Oldukça heyecanlı idik çünkü hat, ebru, tezhip, naht, ney ve tambur gibi her bir sanatın çalışıldığı özel, büyük odalarımız olmuştu. Tâ ki 2019 yılının ilk aylarına kadar.

Bahsettiğiniz tarihte ne oldu?

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tasarruf tedbirleri kapsamında alınan bir karar ile oradan; Şabaniye Tekkesi’nden ayrıldık. Böylelikle sanat çalışmalarımıza başladığımız yere; Tarihi Irgandı Çarşılı Köprüsü’nün üzerindeki odamıza döndük. Bir miktar küçüldük haliyle. Mekân ihtiyaçlarımızı karşılayamıyor.  Bununla birlikte gönlümüz geniş… Bize düşen çalışmak, çok çalışmak… Biz vazifemizi yapıyoruz.

Bundan sonra büyük ebatlı murakkaları nerede gereceksiniz?

Evet, işimiz bir hayli zorlaştı! Çalışmalarımızı günlere böldük, mekânı münavebeli kullanıyoruz, ihtiyaç halinde arkadaşlarımızdan yardım talep ediyoruz, hep birlikte tüm talepleri karşılamaya gayret ediyoruz.

Hattat Mahmut Şahin’in şehrinizin sanat ve estetik çalışmalarına yönelik ürettiği hizmetler için neler söylemek istersiniz?

Hocamız sanat ve estetik yönden şehrimizi şenlendirdi. Şenlendirme kavramını sizin yazılarınızdan ödünç alarak kullandım.

 

 

Eyvallah.

Mahmut Şahin Hocamın gönlü zengin ve kendisi oldukça heyecanlı. Hangi camide bir eksiklik var ise, kim ne talep etti ise yazı ihtiyaçları mutlaka ivedilikle el ve görül birliğiyle karşılıyoruz.

Cami yazılarını bilabedel yazıyorsunuz. Bu hizmet gündeminize nasıl düştü? Bu alanda Türkiye’de, Balkanlarda hangi cami, medrese, türbe ve dini yapılarda yazılarınız bulunuyor?

Yurt içinde ve yurtdışında hamdolsun onlarca, belki yüzlerce camiinin yazılarını fisebilillah yazdık. Bilecik’ten Kars’a; Sakarya’dan Adıyaman’a; Çanakkale’den Trabzon’a kadar pek çok ilimizin camilerine yazılar hazırladık. Benzer hizmetleri yurtdışında Almanya’da, Arnavutluk’ta, Kosova’da, Bulgaristan’da, Makedonya’da, Gana’da sunduk.  Hocamızdan ilmin zekâtının yüzde yüz olduğunu öğrendik.

Cami yazılarının hepsini bir sanatkâr mı yazıyor, yoksa iş bölümü mü yapıyorsunuz?

İlk başladığımızda haftada 3 camiye kadar olan ihtiyaçlara -emekli olmam hasebi ile-  cevap vermeye çalışıyordum. Fakat daha sonra ortak akıl ile alınan bir karar neticesinde “madem bunları yapıyoruz, bünyemizde bulunup eli kalem tutan kardeşlerimizin de neden katkısı olmasın, sevaba hep birlikte ortak olalım” dedik. Ve daha sonra tarafımıza iletilen ihtiyaçları dâhilde bulunan tüm kardeşlerime taksim etmeye başladık. Hepsinden Allah razı olsun, bu güne kadar hiç bir kardeşimiz “hayır” demedi, “amenna başüstüne” diyerek görevi üstlendiler, var olsunlar. Arkadaşlarımızın her biri hazırladıkları cami yazılarının altına kendi imzalarını atıyor ve derneğe getiriyor. Yine hep birlikte bolca nişasta aharı yapıyor, hummalı gurup çalışması ile murakkalarını geriyor, kurumasından sonra talep edilen yere ulaştırıyoruz.

MÜREKKEP HATTATLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Mürekkep yapma ihtiyacı nasıl ortaya çıktı?

Mürekkep bizim için çok önemli. Bundan 10-15 yıl öncesine kadar Bursa’da mürekkebi, ve diğer hat malzemelerini temin etmek kolay değildi, çok zorlanıyorduk. Hocamız Mahmut Şahin’in teşvikleriyle kendi mürekkebimizi kendimiz yapmaya karar verdik. Arşivlere baktığımızda hattatların, sanatkâr dedelerimizin kendi mürekkeplerini kendilerinin yaptığını öğrendik. “Madem öyle biz de neden yapmalım!” dedik.

İşe, araştırmaya nasıl başladınız?

Kaynaklara baktığımızda pek geniş malumatlı bilgiler yoktu. Mürekkep için yalnızca ‘is’in, suyun ve zamk-ı Arabi’nin lazım geldiğini öğrendik. İlk ‘is’imiz mum idi, bir düzenek oluşturdum, zamk-ı Arabi temin ettim. Her ikisini birleştirdim, ama mürekkep olmuyor, tutmuyordu. Bir daha denedim, bir şeyler olmaya başladı, bir miktar mürekkep elde ettim. Mahmut Hocama durumu anlattım. Kendisinden Allah razı olsun, hocamızın bu alandaki engin tecrübelerinden yararlandım. Hocamızın belirttiği yöntemleri tatbik ederek yılmadan çalıştım, terkiplerin üzerinde durdum, deneme yanılma yöntemiyle çalıştım ve hamd olsun 10 yıldır mürekkep ile iç içe yaşıyorum.

Hangi mürekkep çeşitlerini üretiyorsunuz?

Yalnızca is mürekkebi üretiyorum. Ama renkli mürekkep araştırmasını da yapıyorum, inşallah onu da denemek istiyorum.

Mürekkebin sudan, isten, kazandan hokkaya doluncaya kadar geçen yolculuğunu kısaca anlatır mısınız?

Her yeni bir mürekkep yapımı başlangıcında yeni bir heyecan, soluksuz bir yolculuk sizi bekler. Önce zamk-ı Arabi’yi boza kıvamına getirip çerden-çöpten süzüp beklemeye alırsınız. Bu esnada önceden damıtılmış suyunuzu hazır etmişsinizdir.  Bismillah diyerek ölçüsünde isinizi havana alıp boza kıvamındaki zamk-ı Arabi ile buluşturursunuz.  Binlerce tokmak darbesi seviyesinde uzun bir süre havanın içindeki maiyi dövüp sıkıştırırsınız. Bu süreçte zamk ve is hemhal olur, ta ki kıvamına gelene kadar bu yolculuk devam eder.  Mürekkebin olduğunu hissettiğinizde kenarda bir yerlerde bekleyen suyunu ilave ederek hokkalara aktarırsınız.

Kaliteyi nasıl tutturdunuz?

Kaliteyi, kıvamı deneme yanılma metodu ile bir süre sonra hissetmeye başlıyorsunuz. Yeterli mi, tabii ki yeterli değil, daha iyisini, çok çok daya iyisini elde etmemiz lazım geliyor.

İyi bir mürekkep nasıl olmalıdır?

İyi bir mürekkebin en önemli kıvamı ve akıcılığıdır. Kamış kalem hokkadan mürekkebi aldığında keşîdeli harflerde sizi yarı yolda bırakmamalıdır.

OLDUM DEMEK YOK!

İlk denemelerinizden bugüne gelinceye kadar mürekkepçilikten neler öğrendiniz?

Haddimi  öğrendim,  her bir yeni mürekkep  üretimine hazırlanmak  sizi bu hale getiriyor. Tüm iş ve hizmet üretim süreçlerinde olduğu gibi mürekkepçilikte de her zaman bilgiye, yoruma muhtaçsınız. Hâsılı oldum demek yok!

Yaptığınız mürekkepleri nasıl değerlendiriyorsunuz/kimlere veriyorsunuz?

Hamd olsun, Bursa’daki hat arkadaşlarımız, ülkemizin bir çok ilindeki hattat kardeşlerimiz ihtiyaçları olduklarında bir şekilde bana ulaşıyorlar, ben de kendilerine temin etmeye çalışıyorum.

Kur’an-ı Kerîm’in tamamını yazmak isteyen tüm hattat kardeşlerimin bitirinceye kadar ihtiyacı olan tüm mürekkebi kendilerine fisebilillah takdim ediyorum.  

Hattatlardan geri dönüşler nasıl oluyor?

Elhamdülillah, müspet manada yorum oldukça fazla. Tabii ki eleştiriye her zaman açığız.

Sizin ilave etmek istediğiniz hususlar nelerdir?

Bursalı sanatkârlara ve şahsıma gösterdiğiniz teveccüh için teşekkür ediyorum İbrahim Bey.

İlginiz için ben teşekkür ediyorum Ali Bey.

İbrahim Ethem Gören

{name}
{content}
+
-
{name}
{content}
+
-

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

SİZİ ARAMAMIZI İSTER MİSİNİZ?

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.

SİTE HARİTASI

İşleminiz gerçekleştiriliyor. Lütfen bekleyiniz...

BİZ SİZİ ARAYALIM

  • ADINIZ
  • SOYADINIZ
  • TELEFON NUMARANIZ
  • E-POSTA ADRESİNİZ
  • AÇIKLAMA
  • Kişisel Verilerle İlgili Aydınlatma Metni ’ni okudum, başvuru kapsamında kişisel verilerimin işlenmesine onayım vardır.